kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2014 Perşembe

KIŞ OKUMA ŞENLİĞİ 2014 - OKUMA LİSTESİ


     Yine bir şenlik, yine bir kitap şeçme heyecanı. Güz Şenliği benim için hızlı başlayıp hüsranla sonuçlanmıştı. Hamilelik bulantıyla kendini göstermese de yoğun bir uykuyla gösterdi kendini. Dolayısıyla haftalarca tek satır okuyamadım. Ama artık ikinci 3 aylık döneme girmemi fırsat bilip daha aktif bir okuma sürecine girebileceğimi düşünüyorum.
    Bu şenliklere katılmamdaki en büyük etken kitap seçmenin verdiği haz kesinlikle. Elbette ki motive olmamda da etkisi var ama listeyi elime alıp kütüphanemin önüne geçip, bir yandan da elimde tablet gerekli araştırmaları yaparak kitap seçmek inanılmaz bir keyif benim için.
     Bazı türlere uzak olmam sebebiyle seçimde çokça zorlansam da edebiyat dünyasının nasıl büyük bir derya olduğunu da bir kez daha kavramış oldum...
     Siz de katılmak isterseniz ayrıntılar için ev sahibemiz pinuccias'ın blogunu ziyaret edebilirsiniz.
     Şimdi gelelim benim okuyacaklarıma :

KATEGORİLER: 

1. Kategori (10 Puan): Altın Kitaplar Yayınevi'nden Bir Kitap. 

Nehir Tanrısı (Wilbur Smith)
Altın Kitaplar (446 sayfa)

2. Kategori (10 Puan): Bir Çizgi Roman Veya Foto Roman.

Küçük Prens (Joann Sfar)
Turkuvaz Kitap (110 sayfa)

3. Kategori (10 Puan): Fantastik Kurgu/Bilim Kurgu/Distopya/Steampunk Vb. Türde Bir Kitap.

Otomatik Portakal (Antony Burgess)
İş Bankası Kültür Yayınları (172 sayfa)

4. Kategori (10 Puan): Adında Bir Akrabalık İlişkisi Geçen Bir Kitap.

Abim Deniz (Can Dündar-Hamdi Gezmiş)
Can Yayınları (480 sayfa)

5. Kategori (10 Puan): Bir Şiir Kitabı.

Kuvayi Milliye (Nazım Hikmet)
Yky (226 sayfa)

6. Kategori (10 Puan): Yasaklanmış Bir Kitap.

Böyle Bir Sevmek (Attila İlhan)
Bilgi Yayınevi (168 sayfa)

7. Kategori (10 Puan): Tarihi Kurgu Türünde Bir Roman.

Gırnatacı (Ercüment Cengiz)
Everest Yayınları (335 sayfa)

8. Kategori (10 Puan): İsminde Kış Mevsimini Çağrıştıran Bir Kelime Geçen Veya Olayların Karda 
Kışta Geçtiği Bir Kitap.

Böğürtlen Kışı (Sarah Jio)
Arkadya Yayınları (353 sayfa)

9. Kategori (10 Puan): Bir Yazarın Tavsiye Ettiği Bir Kitap.

Mrs.Dalloway (Virginia Woolf)
İletişim Yayınları (192 sayfa)

10. Kategori (10 Puan): Yayınlanmış Tek Bir Romanı Olan Bir Yazarın "O" Romanı.

Karahindiba (Sinan Sülün)
Sel Yayıncılık (142 sayfa)

11. Kategori (10 Puan): Mektuplardan Veya Anılardan Oluşan Bir Kitap.

Şevket Rado'ya Mektuplar
Yky (196 sayfa)

12. Kategori (10 Puan): İlkokulu Bitirdiğiniz Yıl İlk Baskısını Yapmış Bir Kitap.

İçimden Kuşlar Göçüyor (İnci Aral)
Kırmızı Kedi Yayınları (165 sayfa)

13. Kategori (10 Puan): Beyaz Perdeye Aktarılmış Bir Kitap. 

Karışık Kaset (Uygar Şirin)
Kırmızı Kedi Yayınları (292 sayfa)

14. Kategori (10 Puan): 20. Yüzyılda Nobel Edebiyat Ödülü Kazanmış Bir Yazardan Bir Kitap.

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş (Jose Saramago)
Kırmızı Kedi Yayınları (204 sayfa)

15. Kategori (10 Puan):Goodreads'in "Ölmeden Önce Okunması Gerekn 1001 Kitap" Listesinden Bir Kitap.

Bozkırkurdu (Hermann Hesse)
Yky (209 sayfa)

16. Kategori (10 Puan): Bir Aşk Romanı.

Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler (Jan-Philipp Sendker)
Koridor Yayıncılık (312 sayfa)

17. Kategori (10 Puan): Size Veya Aynı Evde Yaşadığınız Kişilere Ait Olmayan Bir Kitap.

Psikiyatrist (Wulf Dorn)
Pegasus Yayınları (416 sayfa)

18. Kategori (Her Kitap 10 Puan, 2 Kitabı Da Okuyana Ekstradan 20 Puan, Toplam 40 Puan): Bir Türk, Bir Yabancı Yazardan Birer Öykü Kitabı.

Havuz Başı (Sait Faik Abasıyanık)
İş Bankası Kültür Yayınları (143 sayfa)

Yeşil Kapı (O.Henry)
Varlık Yayınları (149 sayfa)

19. Kategori (Her Bir Kitap 10 Puan, Tüm Kitaplar Okunursa Ekstradan 30 Puan, Toplamda 70 Puan): Şimdiye Kadar Hiç Kitabını Okumadığınız Dört Yazardan Birer Kitap. Yazarların İkisi Türk, İkisi Yabancı, İkisi Kadın, İkisi Erkek Olmalı.

Çifte Kapıların Ötesi (Gülayşe Koçak)
Yky (180 sayfa)

Atanamayanlar (Başar Öztürk)
Okuyanus (171 sayfa)

Doratea'nın Şarkısı (Rosa Regas)
Can Yayınları (253 sayfa)

Gençliğin Şarabı (John Fante)
Parantez Yayıncılık (198 sayfa)

20. Kategori (Her Bir Kitap 10 Puan, Tüm Kitaplar Okunursa Ekstradan 40 Puan, Toplam 70 Puan): Pulitzer Veya Man Booker Veya Goncourt Veya Nebula Veya Hugo Ödülü Kazanmış Veya Bu Ödüller İçin Finalist Olmuş Üç Kitap.  

Beni Asla Bırakma (Kazuo Ishıguro)
Yky (272 sayfa)

Saatler (Michael Cunningham)
Can Yayınları (230 sayfa)

Yaşlı Adam Ve Deniz (Ernest Hemingway)
Bilgi Yayınevi (136 sayfa)

21. Kategori (Her Bir Kitap 10 Puan, Tüm Kitaplar Okunursa Ekstradan 30 Puan, Toplamda 70 Puan): Dünya Edebiyatından Dört Kitap. Kitapların Biri Latin Amerika, Biri Afrika, Biri Asya Ve Biri Avrupa Edebiyatından Olmalı. Türk Edebiyatı Kapsam Dışı.

Kum Kitabı (Jose Luis Borges)
İletişim Yayınları (107 sayfa)

Yavaş Adam (J.M Coetzee)
Can Yayınları (259 sayfa)

Beyaz Gemi (Cengiz Aytmatov)
Elips Kitap (144 sayfa)

Var Olan Ada (Susanna Tamaro)
Can Yayınları (149 sayfa)

22. Kategori (Her Bir Kitap 10 Puan, Tüm Kitaplar Okunursa Ekstradan 40 Puan, Toplamda 70 Puan): Türk Bir Yazardan Bir Üçleme Veya Aynı Seriye Ait Üç Kitap.

İnce Memed - 1 (Yaşar Kemal)
Yky (436 sayfa)

İnce Memed - 2 (Yaşar Kemal)
Yky (459 sayfa)

İnce Memed - 3 (Yaşar Kemal)

Yky (629 sayfa)


    Şenliği bu kitaplarla tamamlarsam toplamda 33 kitap, 8333 sayfa okuyarak, 573 puan alabileceğim. Hepsini tamamlayabilir miyim bilmem ama beni motive edeceğini umuyorum.
    Herkese keyifli okumalar...

22 Temmuz 2012 Pazar

BiRi BiTER GELiR YENiSi - 16


     14 Temmuzda yayınlanması gereken bir başlıktı bu ama anca bugün yazabiliyorum :)
     Virginia Woolf'un bu kitabı elde not defteri olmadan okunacak bir kitap değilmiş ama malesef ben yolda okudum büyük bir kısmını ve dolayısıyla hiç not alamadım.Çünkü içerisinde okunması gereken birçok yazar ve kitaptan bahsediyor.Edebiyattaki kadınların durumundan bahsediyor.Neden kadın yazarlar az sorusuna karşılık veriyor.Ve bunu birçok kişiden bahsederek yapıyor.Yani bu kitabı önce not almak için okuyacaksınız,sonrasında notlarınızdaki kişileri okuyup araştıracaksınız ve daha sonra tekrar Kendine Ait Bir Oda'yı okuyacaksınız.
    Bu kitapta şunu da gördüm.Kadınların ezilmesi en azından Türkiye'deki gibi ezilmesinin İngiltere gibi bir ülkede aynı boyutta yaşandığını nedense düşünmüyordum.Ama bu kitapta gördüm ki kadın her yerde aynı şeylere maruz kalmış.Bizim şu an yaşadıklarımızı onlar uzun zaman önce aşmış olsalar da yaşamışlar aynılarını...

     Aylak Adam'a gelince...Uzun zamandır okumayı istiyordum ama nedense bir türlü kitaplıktan seçme aşamasında elime ulaşanlardan olmamıştı bu kitap.Ve artık sahne onun.Bakalım bana neler hissettirecek bu kitap....

OKUMA HALLERİ - 2


     Okurken yanında nedense bir içecek ki özellikle kahve olması gerekiyor.Kahvenin yanına yiyecek abur cuburlarım da eşlk ediyor tabi :)


    Bir kitaba başlarken ilk sayfalardaki basım bilgileri filan gibi ayrıntıları özellikle okumaya bayılırım. Bir kitapla ve bir yazarla tanışmak,hal hatır sormak gibi bir şeydir bu benim için.Aynı şey filmlerin sonunda geçen yazılar için de geçerlidir.Sinemada çok yapmasam da evde film izlerken muhakkak ayrıntılı olarak bakarım kişilerin adlarına :) Acaba bunları yapan bir tek ben miyim ??


    Elektriklerin kesildiği bir günden bu kare de. Mumlarım yine içeceğim bu defa sanırım bitki çaylarımdan biriydi.Okuma ışığım ve keyif süreceğim köşem :)


     Bu da okuma keyfim yaptığım yakın tarihli bir fotoğraf.Geçen hafta kafa dinlemeye bahçe evimize gitmiştim.Yeşillikler içinde bir bahçemiz var,hemen yanıbaşımızdan geçen sesi insana huzur veren bir deremiz var,çeşit çeşit kuş cıvıltılarımız var.Bana da hamağa kurulup kitap okumak düştü...

CAN YAYINLARI GANİMETLERİ



    Can Yayınları'nın her şey 5 Lira kampanyasını duymayan kaldı mıııııı :)
    Malatya D&R 'dan bu görüntüler. Ankara'da Ankamall D&R'da bulamadığım kitapları buldum burdan :)


    Bu kampanyadan şimdilik payıma düşen yukarıdaki 5 kitap.Aslında daha çok vardı elimde ama şu bir dursun şu da filan diyerek 5'e düştü.Bıraktıklarımla alakalı hiçbir şey duymadığımdan bıraktım.


    Aldığım kitaplardan Hac'ın içinden bu broşür çıktı. Anlaşılacağı üzere kitabımız 2006 basım. Bu gene iyi.Şöyle ki


     Görüldüğü üzere Onat Kutlar'ın kitabı 1997 basım. Eski kitapları severim ama bilen bilir Can Yayınları'nın eski basımlarının baskı kalitesi çok kötü.Kitabın poşetini çıkarınca bir şok yaşadım çünkü korsan sandım.Nasıl olur filan derken basım yılına bir baktım 97. Neyse ki kitap çok kalın değil,hemen okuyup bitirmem lazım yıpratmadan.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

BiRi BiTER GELiR YENiSi - 15


     Ve sonunda bir kitap daha biter...
     Sanırım bu ara öykü modumda değilmişim ki kitaplar konusunda beğenilerimin uyuştuğu birçok arkadaşımın severek okuduğu Tezer Özlü aman aman etkilemedi beni.Belli dönemlerim vardır benim.Mesela bazen deli gibi roman okumak isterken bazen romanlar sarmaz olur şiire gömülürüm,kimi zaman da öykülere.Ama bu ara bir türlü roman dönemimden çıkamadım sanırım...
     Kesinlikle bunları söylemiş olmam Tezer Özlü'yü ve bu kitabı beğenmediğim anlamına gelmiyor.Yine beğenerek okudum ama hemen bir Tezer Özlü daha okumalıyım dedirtmedi bana.Ama kitapta beni derinden etkileyen bolca yer oldu...Öyküm geldiğinde tekrar döneceğim Tezer Özlü'ye...
    Virginia Woolf bol miktarda sözüyle karşılaşıp beğendiğim ama henüz kitaplarıyla tanışmadığım yazarlar arasındaydı.Kendine Ait Bir Oda ise onun Mrs Dalloway'den sonra en çok duyduğum kitabı.Bakalım beni etkileme düzeyi ne olacak :)

    Fondakilere gelirsek...İnsanlar sahil şehirlerinde pişer olsalar da buralara henüz yaz gelemedi.Hasta olmam da üstüne eklenince kış çayı kaçınılmaz oldu :) Eti cicibebeyse her dönem vazgeçilmezdir,candır :)

25 Haziran 2012 Pazartesi

BiRi BiTER GELiR YENiSi - 14



     Aslında Bizim Büyük Çaresizliğimiz biteli baya oldu ama ben filmi tekrar izledikten sonra yazısını yazmak istedi, o yüzden de yazı biraz gecikti.
     Bizim Büyük Çaresizliğimiz'i okumadan uzun zaman önceye düşer filmini izlemem ve sevmem.Ama kitabın tadı bambaşkaydı.Daha samimi,karakterlerin özellikleri daha ön planda ve bence daha dinlenesi...Ama yine de kesinlikle ve kesinlikle film de güzeldi ve ikisinin tadı bambaşkaydı.Kitapta tanıdık mekanlardan söz etmesi,filmde de görüntüleriyle karşılaşmak ayrı bir tat kattı.
     Kitaptaki kahramanım Ender,filmdeyse Çetin'di.Ender'in çok okuyan,güzel anlatan yanı,Çetin'inse kocaman adam tarafının arkasındaki çocuksuluğu cezbetti beni.
     Hem kitapta hem filmde beni benden alan en can alıcı şeyse elbette ki dostluklarıydı.Dostluktan ziyade kendilerinin tabiriyle aralarındaki aşktı...
    Nihal ise genç kızlıktan kadınlığa geçiş aşamasındaki bir karakteri çok iyi karşılıyordu.
    Anlaşılacağı üzere olydan çok durum hakim kitaba da filme de...
    Okumayan varsa kesinlikle okumalı.Barış Bıçakçı çok çok memnun olduğum yazarlar arasına girdi.Devamı kesinlikle gelecek :)
     Bizim Büyük Çaresizliğimiz'e dair son bir fotoğraf daha.Kitabın final kısımlarından


    Tezer Özlü de çok duyup tanışamadıklarımdandı.' kitabını almıştım,kısmet bugüneymiş :)Bakalım memnun olabilecek myim ?
   
      Bu dönem bildiğim yazarlardan çok yeni tanışacağım yazarlar dönemi anlaşılan :) Bakalım başka kimler olacak...

24 Haziran 2012 Pazar

PAZAR KEYFi

     Uzun zaman sonra bu hafta pazar günü evde kaldım ve tabi ki keyif yaptım,yapmaya da devam ediyorum :) Araya giren temizlik,çamaşır filan gibi uğraşları saymazsak gayet keyifli bir pazar oldu benim için :)


     Aslına bakılırsa çoğu kişi için aceleye gelmiş bir kahvaltı olabilir ama benim gibi tek başınayken sabahları kahvaltı alışkanlığı olmayan biri için gayet özenilmiş bir kahvaltı tabağı :) Öyle ki misafirim filan yoksa eve kahvaltılık bile almıyorum son zamanlarda çünkü hiçbirine dokunmadan bozulduğu için çöpe gönderiyordum.Turşu alakasız oldu ama dolapta görünce çok canım istedi ben de dayanamadım :)


     Ve koltukta yapılan kahve,çikolata ve kitap keyfi :) Bayılırım bu üçlüye :) Şunu fark ettim ki hemen hemen her kahve içişimde bu bardak eşlik ediyor bana.Kendilerini ne kadar seviyorsam artık :) Kırılırsa çok üzülürüm o yüzden gözüm gibi bakıyorum :) Çekerken fonda çiçekleri görünce onları da takdim etmek istedim sizlere :)


     Çiçekli olanlar evimin yeni misafirleri sayılır.Çiçeklerim arasına en son dahil olanlardan :) Arkadakilerin adı Kalamço'ymuş.Turuncu çiçekli olan için de Zambak yazıyor ama biraz farklı bir zambak sanırım.Diğeriyse Gelin Tacı ama benimki henüz serpilemedi.Tel tel bir şeyler çıkarıyor ve onlardan da yaprak çıkıyor .


     Orkideler isteme çiçeğimin içindeydi.Nedendir bilmem aynı şekilde bakmama rağmen biri 2. kez çiçek açıp coşmuşken diğerinde hiçbir icraat yok.Sanırım çiçekli olan yeni bir çiçek çubuğu çıkarıyor :) Çiçeklerim arasında en sevdiklerim anlaşılacağı üzere orkidelerim :) Arkadaki pembiş Sardunya.Henüz tam coşmadı.Biraz büyüsün çoğaltma aşamasına geçeceğim :) Diğer ikisinin isimlerini bilmiyorum.En soldaki pembe çiçek açıyor.Ortadaki de kırmızı tüylü küpeliye benzer çiçek açıyor.


     Bunlar da pencere önü çiçeklerim ;) Kaktüscüklerim.Sağdakinin saksısının değişmesi lazım aslında ama yavruladığı için kötü olur korkusuyla biraz erteliyorum şimdilik.Soldaki güzellikte görüldüğü gibi bol miktarda yavruladı :) Daha önce yazmıştım saksılara yaptığım küçük dokunuşları :) Kullanmadığım küpeleri saksılarıma taktım.Olayı abartıp saksılar için küpe aldım ama henüz takmaya fırsat olmadı.Yapınca paylaşırım onları da...


    Bunlar da bize uyum sağlayamayanlar :( Papatya çürür diye korkup az su verdim sanırım hata yapmışım :( Kaktüse de çok su vermiş olabilirim.Bu uzun kaktüslerden 2.çürütüşüm :(

     Aslında çiçeklerimi balkona koyup güzel bir köşe yapmayı çok istiyorum ama malesef Yozgat şartlarında bu pek mümkün değil.Çünkü dışarısı felakaet rüzgarlı.Çıkıp oturmayı geçtim bunları koysam balkona 2 dakikada devirir hepsini :( Ben de salonda eşyaların azlığını fırsat bilip bir köşeyi bahçeye çevirdim :) Malesef burada çok fazla çiçekçi yok,olanlarda da güzel çiçekler yok.Genelde çiçeksiz sadece yapraklı olanlardan var,onları da ben sevmiyorum.Ankara'ya bir taşınsam asıl çiçek bahçesini o zaman yapacağım :)

     İşte benim Pazar keyfim ve çiçeklerim böyle :))

4 Haziran 2012 Pazartesi

HAZİRANDA ÖLMEK ZOR


    Dün fırsat bulamadığımdan bu başlığı bugün açmak durumunda kaldım.Ustayı ölümünün ardından anmadan geçmek olmazdı...
    Bu anıyı doğum günü hediyelerimden olan bu kitabı tanıtarak zenginleştirmek istedim.


     Bu kitap ve mektuplardan oluşan bir set.Ve sadece 1000 adet olan özel bir basım.Bendeki bu 1000 kitaptan 270. olanı...


    Kitabın içinde Nazım'ın Piraye'ye yazdığı 581 mektup var.Özel kalsa daha mı iyi olurdu konusunda hep bir karışıklık yaşasam  da böylesi güzellikleri kutulara sandıklara saklamak da haksızlık olurdu sanırım.


     Kapak görür görmez beni benden aldı.Der ki: "Bak sana elimin resmini çizdim.Öyle geldi içimden.Sana kendimden bir şey yollmak istedim,şiirden,fa... daha bana ait"


     Bu da kitabın arka kapağı.Daktilo yazması mektuplarından birini yerleştirmişler.


    Ve işte bu seti benim için özel kılan asıl sebep.Bir kutunun içinde tam 27 tane mektubun tıpkı basımı var.Zarflaından,puluna,yazılan kağıtlarından,yırtıklarına kadar hiçbir detay atlanmadan yapılmış 27 tane Nazım'dan çıkma mektup...Henüz bunları okumaya hazır değilim sanırım o yüzden ne zaman elime alsam geri bırakıp şimdi değil diyorum...


     Bu da başka bir mektuptan görüntü...

    Kitaplığımın nadide parçalarından biri şu an bunlar.Sanıyorum öyle de kalacaklar.Nazım sever biri olarak benim için ne kadar özel bir hediye olduğunu tahmin ediyorsunuzdur.Eğer siz de benim gibi Nazım severlerdenseniz ve bu kitabın sahibi olmak istiyorsanız tükenmeyen yerleri bulabilirsiniz belki.İdefix,kitapyurdu,d&r filan çoktan tükendi yazısını yazmıştı nisan ayında...


    Ve son olarak usta için özel yazılanlardan bir parçayla bitirelim...
    Keşke zamanında kıymetin bilinseydi.O günlerde senin kıymetini bilmeyenler şimdilerde senin şiirlerini düşürmez oldu dillerinden...Yazık...Çok yazık...

29 Mayıs 2012 Salı

BiRi BiTER GELiR YENiSi - 13

     Yine uzun bir aradan sonra merhabalar.Bahar artık yerini yavaştan yaza verse de sanırım ben tembellikten ve yorgunluktan hala kurtulamadım.
     Kitap biteli biraz zaman oldu ve yeni kitapta biraz yol katedildi ancak yazmaya ancak fırsatım oldu.Yamak istediğim bir sürü şey var hepsi birikti ama bir türlü bloga zaman ayıramıyorum.
     Sonunda bir kitabı daha bitirebildim.Bu ara yine okumalarımda duraklama dönemindeyim.Kısa zamanda bu tembellikten kurtulup sırada bekleyen bir sürü kitabı okuyup yerine yenilerini koymalıyım.
      Gelelim Aslı Erdoğan'a.Aslı Erdoğan'ın kitap kapaklarını gördüğümde bayılmıştım ki bu hala şiddetle devam etmekte :) Zaten ben tek tip olan kapakları seviyorum.Bu açıdan Can Yayınlarını ve tabiki YKY'nı çok beğeniyorum.Aslında simetriyle aramın pek iyi olduğunu söyleyemem ama nedense iş kitaplara ve dolayısıyla kitaplığa geldiğinde simetrik takıntılara sahip oluyorum.Neyse konumuz bu değil :) Aslı Erdoğan'ın okuduğum ilk kitabıydı Kabuk Adam ve bu yazar da tanıştığıma memnun olduklarım arasına girdi :) Bu da demek oluyor ki artık Aslı Erdoğan kitaplarını da buyur edebilirim kitaplığıma.Kitabın içeriğinden çok fazla söz etmek istemiyorum çünkü okumak isteyenler eminim vardır.Betimlemelerini çok sevdim ama sanırım bu bazıları tarafından sevilmeyip uzun ve gereksiz bulunabilir.Ana karakterinde yazarın kendinden izler olması daha bir merak uyandırıyor insanda.Kısacası benden tavsiye bu kitabı okunacaklar arasına alınız :)
     Bizim Büyük Çaresizliğimiz'in öncelikli olarak filmini izlemiş ve beğenmiştim.Kitabını okumak isteme nedenimse Barış Bıçakçı'nın Ankaralı bir yazar olması ve bu kitabın mekanın Ankara olması.Hep İstanbul'da yaşayanları kıskanırım çünkü yazılmış birçok kitap İstanbul'da geçmekte ve mekanlar İstanbullulara çok tanıdık gelmekte.Romanın bildiğim yerlerde geçmesi,burayı biliyorum ya da burası da neresi öğrenmeliyim diyerek kitabı okumak pek güzel oluyor :)Barış Bıçakçı'yla da ilk tanışmam olacak ve sanıyorum o da memnun olduklarım arasında yerini alacak :)
      Ben sözümü tutamamış 5 kitap bitirmeden yeni kitaplar almışsam da bitecekler listemden bir kitabı daha eksiltmiş bulunuyorum :)

1 Mayıs 2012 Salı

BiRi BiTER GELiR YENiSi - 12


        Bu kadar kısa sürede kitap bitirmeyeli çok zaman olmuştu.Hastalıkla birlikte tatilin de üst üste gelmesiyle oturduğum yerden yapılacak en iyi şey okumaktı ve ben de fırsatı değerlendirdim ve kitabı bitirdim :) Tabi kitabın akıcılığının da bunda çok büyük etkisi var :)
   Öncelikle en basit ifadeyle kitabı beğendim.Ve sonu beni şaşırtan kitaplardan oldu.Fazlasıyla sürükleyiciydi.Kendinizden çok şey bulabiliyorsunuz satır aralarında.Velhasıl okumayanlar varsa okunacaklar listelerine ekleyebilirler :) Yani Hande Altaylı ile tanıştığımıza çok memnun oldum :)
      Kitapta sevdiğim bir yerde şöyle demiş Hande Altaylı:


         Aslı Erdoğan uzun zamandır okunacaklar arasında bekleyenlerdendi.Ama bir türlü sıra gelmemişti.Bugün başlamak gerekiyormuş :)
     Elimde okunacak pek çok kitap olması durumunu seviyorum.Biten bir kitabın ardından geçiyorum kitaplığın önüne okunacaklar arasından o anki hissiyatıma göre önce bir kitap sonra da o kitaba eşlik etmesini istediğim ayracı seçiyorum.Ve bu bana inanılmaz bir zevk veriyor :)
        Daha önce hiç Aslı Erdoğan okumamıştım.Bakalım Aslı Erdoğan da tanıştığıma memnun olduklarımdan olabilecek mi...

NiSAN 2012 BiTENLER


     Ve bir bitenler başlığı daha.Her ne kadar hasta ve halsiz olsam da yazayım dedim.
     Bu ay kitap konusunda iyi olduğum söylenemez.Daha önce de söylediğim gibi bu bahar beni nedense çok tembelleştird :( Sadece 2 kitap bitirdim ve 5 kitap bitirmeden yeni kitap almak yok sözümü tutamadım malesef.Ama en azından yeni aldığım kitapları 5 kitap bitene kadar paylaşmayacağım.En azından böyle bir hileye başvurayım tabi yerine yenileri gelmezse :S
     Kozmetiklerden de bitecekler listemden 3 tane silmiş bulunmaktayım bu ay :) Ağız çalkalama suyu da zaten hemen bitiverecek bir şeydi ve bitenler arasında yerini aldı.Yine bir kalem daha bitirdim.Bu kalemler çabuk biten cinsten onu anladım :) Bol bol oje sürüp yenisiyle değiştirmekten pamuğumu da bitirdim.Yaz geşlmesi sebeiyle babet sezonu açıldı malum ben de bir sürü ince çorap tükettim.Zaten ömürleri pek kısa oluyor bunun gibi kaç tane gitti hatırlamıyorum ama bu yeni olduğundan bu karede yerini aldı :)
     Nisan ayı da böyle geçmiş.Mayıs ayında özellikle kitap konusunda daha çok tüketmeyi umuyorum...

29 Nisan 2012 Pazar

BiRi BiTER GELiR YENiSi - 11


         Tembelliğimden okumalarım da nasibini aldı malesef :(
   Bu kitap uzuuuun zamandır elimdeydi,üstelik ince de bir kitaptı ama bir türlü başına geçip okuyamadım.Sonunda bugün bu kitap bitecek deyip bitirdim.
        Özü itibariyle kitap güzel olsa da Divan Edebiyatına pek yakınlığı olmayan biri için ağır olabilecek bir kitaptı ki uzun süre elimde kalma sebeplerinden biri de bu olabilir.Bu kitabı okumak bende Edebiyat bölümünde eski Türk Edebiyatının ders kitabını okuyormuşum hissi yarattı.Divan Edebiyatına ilginiz varsa muhakkak okuyun derim ama öteki türlü birkaç bölüm hariç pek ilginizi çekeceğini sanmam.
     Hande Altaylı'yı da Maraz'ı da hediyeleşme etkinliği sayesinde Duygu bana göndermeseydi bilmiyordum.İlk okunacaklar arasında yerini almıştı ve sonunda sıra gelebildi :)
     Bakalım Hande Altaylı ile memnun olabilecek miyiz :)

10 Nisan 2012 Salı

KiTAPLAŞMA ETKiNLiĞi

    Ve sonunda kitaplaşma etkinliği buldum :))
    Maya'nın Günlüğü burada bahsi geçen kitaplaşma etkinliğini görür görmez katılmazsam olmaz dedim :)
    Belki siz de bu etkinliği bekleyenlerdensinizdir.E hadi buyrun o zaman :)

8 Nisan 2012 Pazar

BiRi BiTER GELiR YENiSi - 10


     Veee sonunda bir kitap daha bitti.Nedense Od'a da bir türlü zaman ayıramadım bu ara o yüzden geç bitti biraz.Sanırım boncuk,el işine bu ara fazla takılmamdan anca yatarken okuyabildim. Ama sonunda bitti.Beğenilenler arasına girdi bu da.Sanırım ben İskender Pala kitaplarını seviyorum :)) 
     Yunus Emre'nin Aşkı'nı bu kadar ayrıntılı bilmiyordum,İskender Pala'dan öğrenmiş oldum.Maddi aşkı Elif'i onun deyişiyle Sitare'den geçmeden manevi aşka ulaşanlardan Yunus.Türlü zorluklarla mücadele etmiş Elif'ini,oğullarını kötü bir şekilde yitirmiş,Tapduk Sultan'la güzel zamanlar geçirmiş.Sanırım kitapla alakalı bu kadar ayrıntı yeter.Okumak isteyenler için fazlası pek hoş olmayacaktır.
      Sıradaki kitap aşk okumalarımın sonuncusu yine İskender Pala'dan.Kitab-ı Aşk.Bu kitapla alakalı çok bir şey duyup,okumadım açıkçası.O yüzden sadece kendi düşüncelerimle okuyacağım ki en sevdiğim okuma biçimidir bu.Bakalım bu kitap nerelere götürecek beni...
     Fotoğraftaki ayrıntılara da dikkat çekmek isterim.Arka plandaki masa örtüsü geçen haftaki Ankara ziyaretinden çeyizlik olarak alındı ve sadece fotoğrafıma konu mankenliği için alındı ve yerine kaldırıldı :)) Çiçeklerse geçenlerde diktiklerimden. Sümbülümün dalı çok uzamadan açsa da kokusu ve görüntüsü harika.Tahmin ettiğim gibi oldu ve 2 sümbül 6 lale varmış soğanlarımda. Lalelerimden ilki açmak üzere ve sanırım kırmızı :) Diğerlerinin birinde küçük bir belirti var ama diğerleri henüz açık vermiyor. Kahve olmazsa olmaz ve yine çikolata krizlerinden birinde evde çikolata bulunmaması sonucunda imdada yetişen damla çikolata:) Artık tembelliğim ağır basıp okurken not almaktan uzaklaşsam da hazır bulunan defter ve kalemim.